Son verilere göre 37 milyon kişi HIV ile birlikte yaşıyor. Bu sene yaklaşık 1,8 milyon daha HIV ile infekte oldu ve 1 milyona yakın insan AIDS ile ilişkili hastalıklar yüzünden hayatını kaybetti.1

Peki bu senin için ne ifade ediyor? Dünyada olanların, ülkende yaşananların farkında mısın?

Birleşmiş Milletler AIDS platformunun paylaştığı istatistiklere göre yaklaşık 10 milyon insan HIV pozitif olduğunu bilmiyor. Sanırım en korkutucu tablo bu. Türkiye’nin bu 10 milyon içerisinde kaç kişiyle temsil edildiğini kestirmek zor. Ülkemizde insanların birçoğu HIV testi yaptırmaktan çekiniyor, bu bir gerçek. Bunun en büyük nedeni ise testin sonucu belli olmaksızın yaftalanma korkusu! Bunun önüne geçebilmek adına Şişli Belediyesi Merkez Polikliniği2’nde ücretsiz ve anonim test hizmeti veriliyor.

AIDS ile ilişkili hastalıklardan kastımız ne diye soracak olursanız, ilk sırada karşımıza tanıdık bir hastalık çıkıyor: Tüberküloz yani Verem! Mycobacterium tuberculosis bakterisi nedeniyle gelişen bu hastalık, bağışıklık sisteminin yetersiz olduğu AIDS hastalarında her üç ölümden birinin nedeni.

Dünya HIV ile tanıştığından bu yana AIDS ile ilişkili hastalıklardan dolayı hayatını kaybeden insanların sayısı 35 milyon1. Ölüm sayısı en yüksek seviyesine ulaştığı 2004 yılından beri azalmakta, tedavi ve bulaşı önlemeye yönelik bilimsel çalışmalar ise hız kesmeden devam etmekte. Hatta Lancet HIV’de yayınlanan bir editöryel yazısında viral yükü baskılanmış hiçbir HIV pozitif hastanın cinsel ilişki aracılığıyla partnerine infeksiyon bulaştırmadığı aktarılıyor. Bu yorumun çıkış noktasını oluşturan araştırmaya bakacak olursak, Rodger ve ark.3 HIV pozitif partnerin baskılayıcı antiretroviral tedavi aldığı 100 çift, 15 ay boyunca takip ediliyor. Kondomsuz cinsel birliktelik yaşanan bu ilişkilerde partnerler arası hiçbir bulaş saptanmıyor. JAMA’da yayınlanan bu çalışma bilim dünyasında oldukça ses getirdi. Elbette daha kesin risk tahminlerinde bulunabilmek için izlenen çiftlerde daha uzun süreli takip gerektiğini söylemekte fayda var.

Yine Cohen ve ark.4 yaptıkları geniş örneklem grubuna sahip çalışmalarında (toplam 1763 çift; antiretroviral tedavi alan 886, gecikmiş-antiretroviral tedavi alan 877 çift) HIV-1’in başarılı antiretroviral tedavisinin virüsün cinsel ilişki yolu ile bulaşının önlenmesinde oldukça etkili olduğunu gösterdi.

Ülkemiz için aynı olumlu yaklaşımı sergilemek şimdilik mümkün değil. Sahip olduğumuz son verilere göre son 10 yılda HIV pozitif bireylerin sayısının en çok artış gösterdiği ülke Türkiye, korkunç bir artış oranıyla ilk sırada bulunuyoruz: %465! Bu korkunç tabloda şunu da göz ardı etmemek gerekiyor; Türkiye’de HIV pozitif olgulara dair şeffaf bir veri paylaşımı olduğunu söylemek zor. Sağlık Bakanlığı’nın bu konudaki girişimleri sonuçlarını vermeye başladı. Bu yüzden vaka bildirimi ve vakaların kayıt altına alınması konusunda geçmiş yıllara oranla daha iyi bir durumda olduğumuzu söyleyebiliriz.

Sonuç olarak;

  • Toplumun HIV/AIDS’i bilmemesi, yanlış bilmesi,
  • Cinsel sağlık eğitiminin son derece yetersiz olması,
  • HIV pozitif bireylere karşı geliştirilen olumsuz yaklaşımlar,
  • Test yaptırma alışkanlığına sahip olmamamız,

Ülkemizde yaşadığımız en büyük problemler olarak sıralanmakta.

Referanslar

1UN AIDS (unaids.org/en/resources/fact-sheet)

2sisli.bel.tr/icerik/hiv-in-fobisi-olmaz-testi-olur

3Rodger AJ, Cambiano V, Bruun T, et al. Sexual Activity Without Condoms and Risk of HIV Transmission in Serodifferent Couples When the HIV-Positive Partner Is Using Suppressive Antiretroviral Therapy. JAMA 2016; 316: 171-81.

4Cohen MS, Chen YQ, McCauley M, et al. Antiretroviral Therapy for the Prevention of HIV-1 Transmission. N Engl J Med 2016; 375: 830-9.

HIV-AIDS
Paylaşın, herkes okusun:

Yazı dolaşımı


HIV-AIDS” için 2 yorum

  1. Farkındalık, bilgi ile doğru orantılı diye düşünmekteyim. Bu nedenle HIV – AIDS hakkında yazılan bu makaleyi oldukça beğendim.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir